Ve kırıldı zaman
Ağladı günler saatler
Ve hala öylece bekliyorsun
Ellerinde eldiven ve başında bir bere
Saçların iki yanında yüzünün
Sadece bilinmezlik duruyor yüzünde
Rüzgar da kırıldı sözlerine
Bıraktı ellerini
Hayalleri aldı ve gitti
Yalanları,gerçekleri,sevinçleri
Ve sen hala susuyorsun
Sadece endişe var gözlerinde
Ve güneş
Yavaşça çekildi ardına dağların
Bir tek ben gördüm
Sen yine doğar dedin
Doğdu ama ben kördüm
Sonra kırıldı gece
Bütün yıldızlar damla damla döküldü
Uzattığım avuçlarıma
Ay sırtını döndü
Bütün aydınlıklar karanlığı gördü
Ve öylece duruyorsun
Bıkkın bir sabırsızlık sözlerinde
Ve yapraklar, ve su, ve çocuklar
Kırıldı anlamını arayan herşey
Ve kırıldı umut
Sen ise hala öylece susuyorsun
Sadece susuyorsun
Ellerinde eldiven ve başında bir bere
Saçların iki yanında yüzünün
Sadece bilinmezlik duruyor yüzünde
Günümüzde uygulamalar büyüyüp, çalıstıkları cihazlar küçüldükçe bellek kullanımı daha da önemli hale geliyor. Ben de uygulamalarımızda bellek kullanımını azaltacak basit ve bilinen ama oldukça önemli bir kaç şeyden bahsetmek istiyorum. Bunlar statik değişkenler ve garbage collector.
Statik değişkenlerin normal değişkenlerden farkı statik değişkenlere ulaşmak için yeni bir nesne oluşturmamız gerekmez, sınıfımız üzerinden bu değişkenlere erişebiliriz. Ayrıca statik olmayan değişkenlerimiz her nesne ile ayrı olarak oluşturulur ve farklı degerlere sahip olur ama statik değişkenlerin tek bir değeri vardır. Örneğin uygulamamızda bir sınıftan sadece 3 tane nesne olusturulmasına izin vermemiz gerektiğini düşünelim. Eğer böyle bir durumda statik bir değisken kullanmasaydık, her nesne oluşturduğumuzda geçici nesneler oluşturup,, bu geçici değiskenlerin değerlerini artırıp bir yerde tutmamız gerekecekti. Bu da zaman ve bellek kaybı demek olurdu. Ancak statik değiskenler sayesinde tek bir değisken aracılığıyla kontrolümüzü sağlayabiliriz. Statik degişkenlerin mantığını anlamak için basit bir kod yazalım.
Öncelikle bir tane sınıf oluşturalım.
class StatikDeneme
{
private int deger=0;
public static int statikDeger=0;
public int Deger
{
get
{
return deger;
}
set
{
deger = value;
}
}
}
Daha sonra formumuzun üzerine 2 tane buton sürükleyelim ve butonlaın altına sırayla şu kodları yazalım.
private void button1_Click(object sender, EventArgs e)
{
StatikDeneme cs = new StatikDeneme();
cs.Deger = 4;
cs.Deger++;
StatikDeneme.statikDeger++;
MessageBox.Show(cs.Deger.ToString() + “ ” + Class1.statikDeger.ToString());
}
private void button2_Click(object sender, EventArgs e)
{
StatikDeneme cs = new StatikDeneme();
cs.Deger = 4;
cs.Deger++;
StatikDeneme.statikDeger++;
MessageBox.Show(cs.Deger.ToString() + “ ” + Class1.statikDeger.ToString());
}
Gördügümüz gibi iki butonumuzun altındaki kod da aynı. Simdi uygulamamızı çalıştırıp rasgele butonlara basalım. Butonlara her basışımızda ilk (statik olmayan) değer değismezken, ikinci (statik olan) değerin arttığını görebiliriz. Bu şekilde statik bir değişkenle kolayca SingleTon desenini uygulayabiliriz.
Garbage Collector’lara gelince. GC’ler uygulama sırasında oluşturulmuş ancak kullanılmayan değiskenlerin yok edilmesini sağlar. Böylece nesneler hafızada gereksiz yer kaplamamış olur. GC’lar C# ta otomatik olarak çağrılır. Geliştirici bu zamanı bilemez ancak System.GC.Collect() metodu ile istedigi zaman bu işlemi gerçekleştirebilir. Yıkıcı metodlar (Destructor) nesnelerin yok edilmesinden hemen önce çağrılır. C++’da nesneler yok edilirken, bellekte oluşturulan dinamik alanlar iade edilmez. Bu nedenle geliştiricinin yıkıcı metod içinde bu alanlarıiade etmesi gerekir. C#’ta ise bu bellek alanlarının iadesi otomatik olarak yapılır. Bu nedenle yıkıcı metodlar genellikle statik veya global degiskenlerin değerlerini değiştirme amacı ile kullanılır. Örneğin uygulamamızda sadece 5 veritabanı bağlantısına izin vereceğimizi düşünelim. Bu durumda statik değişkenimizi yapıcı metodlarda bir artırırız ve 5′e ulaşıp ulaşmadığını kontrol ederek bağlantı nesnesinin oluşturulmasına izin veririz. Bağlantı nesnesinin yıkıcı metodunda ise statik değişsken değerimizi bir azaltırız. Böylece bir bağlantı nesnesi ne ihtiyaç kalmadığı zaman nesne yok edilirken, biz de bir bağlantı nesnesi hakkı daha kazanmış oluruz.
Başrolünde benim oynadığım dizinin bir sezonu daha bitti. Askerlik görevimi tamamlamış bulunmaktayım. Artık o sezonu kapatıp, yeni sezona başlama hazırlıkları içindeyim. Senaryo yavaş yavaş belli oluyor. Şimdilik doğal olarak size pek fazla bilgi veremem. Trailer bile yok
Ama en kısa zaman da buradan güzel haberler vereceğim inşallah.
Askerlik sırasında pek çok şey kazandık tabii ki. Umarım bunların etkisi kısa sürmez sürekli aklımın bir köşesinde durur. Bunca zamandır doğru düzgün teknik birşey de yazamadım. Sürekli saçmalamalarım. Artık biraz da teknik birşeyler yazabilirim sanırım ama şimdilik bir kaç gün izinliyim.
Ocak 19th, 2010
Genel
|
Yorum Yok
Daha önce yazmış olduğum özledim başlıklı yazıda çok önemli bi eksiklik olduğu için son 15 derken bir ekleme yapma gereği duydum. Sağolsun ablam yazıya yorum yapmak ya da bana söylemek yerine direk anneme söyleyince ve bak bunu özlememiş diyince benim için hoş bi durum olmadı
Neyse evet listenin en önemli maddelerinden birisi
Annemin Yemekleri
bunu özlememe gibi bir ihtimal var mı? Tabii ki yok. Çıkar çıkmaz gittiğimde annemin yapacağı hazırlıkları bildiğim için her dönüş ile ilgili planımda çok önemli bir yer tutuyor. Yani demek istediğim Anne senin yemeklerini özlememe gibi bir şansım yok. Zaten geldiğim zaman sen de bunun farkına varacaksın. 
Ocak 3rd, 2010
Genel
| etiketler:
Annem,
özledim,
yemekleri |
1 Yorum
Not : Aşağıdaki yazı tamamem bir buhran anının sonucudur. Zamanınız önemliyse okumayınız. Saçmalamalardan site sahibi sorumlu değildir.
Hepiniz bilirsiniz, meşhur bi Nasreddin Hoca fıkrası vardır. Kısaca bi hatırlatalım.
Hoca komşusundan bir gün kazanı ödünç ister. İade ederken de hem teşekkür eder, hem içine minik bir kazan koyar. Komşusu merakla bu minik kazanı sorunca da, “Komşu, bizdeyken kazanın doğurdu” der. Komşusu bu işe pek sevinir.
Aradan epey zaman geçer, Hoca yine komşusundan kazanını ödünç ister. Komşusu da sevinerek verir. Ama bu kez aradan günler, haftalar, hatta aylar geçer, kazandan ve Hoca’dan ses çıkmaz. Nihayet bir gün komşusu konuyu açmaya karar verir,”Hoca bizim kazan ne oldu?” diye sorar. Hoca da üzgün bir ifadeyle,”Komşu çok zaman geçti aradan, senin kazan öldü. Sana nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyordum” deyince sinirlenen komşusu,”Hocam ne diyorsunuz? Hiç kazan ölür mü? Kazan canlı mı ki ölsün?” Hoca,”Doğurduğunu kabul etmiştin, sesin çıkmamıştı, şimdi ölünce neden feryat ediyorsun” der komşusuna.
Şimdi bu fıkra nerden çıktı diyebilirsiniz. Nerden takıldıysa kafama takıldı. Hep bu fıkra Nasreddin Hoca haklı dercesine anlatıldı ama bu işe bir yanlışlık var gibi geliyor. Hangimiz kendimize karşılıksız bir şey verildiğinde sebebini inceden inceye araştırarak alıyoruz, ya da mantığını sorguluyoruz. Veya burada Nasreddin Hoca biraz kurnazlık yapmış olmuyor mu? Yani birisine hakkı olmadığı halde verdiğimiz bir hak ya da bir değerin karşılığında ondan yine haksız şekilde birşey almamız, onun hakkını gaspetmemiz doğru mu? Sonuçta kimse zorla birşey istemedi. Bunun karşılığında bir başkasının hakkını almak ne kadar doğru olabilir? Bilmiyorum bana biraz tuhaf geldi. Bu fıkranın bize vermek istediği ders konusunda biraz şüpheye düştüm. Sanırım duyduklarımızı, gördüklerimizı daha fazla irdelememiz gerekir. Yoksa yanlış mı düşünüyorum?
Aralık 5th, 2009
Genel
|
Yorum Yok
- Ailemi
- Arkadaşlarımı
- Fotoğraf Çekmeyi
- Canım Çekerek Yemek Yemeyi
- Kendiliğinden Uyanmayı
- Uyuyamamayı
- Sayılmamayı
- Halıda Yürümeyi
- Televizyonda izleyecek bişey bulamamayı
- Canım yandığında birine söylemeyi
- Çeşmeden su içmeyi
- Yatağımı yapmamayı
- Farklı giysiler giymeyi
- Sıra Beklememeyi
- İşe gitmeyi
- Emirsiz çalışmayı
- Kimliğimi
- Rahatça Banyo Yapmayı
- Yazmayı
- Okumayı
- Ağlamayı
- Cep Telefonumu
- Bilgisayarımı
- Çayı çay bardağından içmeyi
- Türk Kahvesini
- Köfteyi
- Geç Kalmayı
- Büyük Bir Dolabı
- Gece Uyanıp Atıştırmayı
- TV Karşısında Uyumayı
- Halı Saha Maçlarını
- Boyanmamış Ayakkabılarımı
- Traş Olmamayı
- İyiyim Demeyi
- Çarşıdan istediğim zaman dönmeyi
- Mesaj Atmayı
- Otobüsle yolculuk yapmayı
- Vakit Geçirememeyi
- Eskişehir’i
- Ödemiş’i
- İçten gelerek kahkaha atmayı
devam eder…
Ekim 3rd, 2009
Genel
|
1 Yorum
329 Kısa Dönem… 40 Gün olmuş geleli Polatlı’ya… Nerdeyse dörtte biri bitti. Hep derlerdi çok şey öğretir size askerlik diye. Gerçekten öyleymiş. Bu kısa süre bile yetti bunu anlamama. Kısa dediysem dışardakiler için tabii ki, yoksa bana oldukça uzun geldi. Bu arada mektup için adres isteyenler buradan bakabilir tek tek vermekten bıktım çok uzun
İlk çarşıda görüşmek üzere …
Polatlı Topçu Ve Füze Okulu Komutanlığı, Gösteri Ve Eğitim Destek Tabur Komutanlığı, Karargah Takım Komutanlığı, Polatlı Ankara
Eylül 21st, 2009
Genel
|
Yorum Yok

Her zaman yok söyleyecek sözüm, yada herhangi birşey bahsetmeye değer. Ama dökülüyor belli belirsiz kelimeler. Anlamsız ya da gereksiz, hizmetkar değil herhangi bir amaca. Farkediyorum; önemli değil kelimelerin anlattıklarına katkısı yoksa herhangi bir yankısı…
Ağustos 4th, 2009
Benim Pencerem
|
1 Yorum
Epeydir çektiğim resimlerden ekleyememiştim. Daha önceden çektiğim birkaç resim vardı, ancak bugün yayınlayabiliyorum. Unutmadan resimler Eskişehir’de çekildi. Fotoğraflara buradan ve buradan ulaşabilirsiniz. Tüm albümler burada.

Arkadaşlar merhaba html tablolar web tasarımı ya da programlamasıyla uğraşanlar için vazgeçilmezlerden birisidir. Her ne kadar katmanlar bazı alanlar da tabloların yerini alsada veri listeleme konusunda hala en büyük araç tablolar. Bununla birlikte -malesef- tablolar bize çok fazla esneklik tanımıyor. Örneğin listelediğimiz veriler üzerinde sıralama ya da sayfalama yapamıyoruz. Ben böyle bir şeye ihtiyaç duydum ve biraz araştırdım ama bulabildiğim javascript çözümleri ya ücretli ya da yetersizdi. Ben de bunun üzerine kendim bir çözüm üretmeye karar verdim. Tabii şimdilik sadece sıralama ve sayfalama (sorting-paging) yapıyor, ama üzerine daha fazla çalışmayı planlıyorum.Umarım bu çözüm sizlere de yardımcı olur.
Kordaci TablePlus Özellikleri
- Kullanımı oldukça basittir. Tablonuzun class’ına tblkordaci yazmanız yeterlidir.
- Kolonlarda sayılar ve yazılar üzerinde küçükten büyüğe ve büyükten küçüğe sıralama yapmanızı sağlar.
- Verileri kendi belirleyeceğiniz miktarda bölümlere ayırarak sayfalama ile daha düzenli bir listeleme sağlar.
- Sıralama yapmak istemediğiniz kolonlarda kolon başlığının sınıfını nosorting yaparak sıralama özelliğini engellemenizi sağlar.
- İsterseniz sayfalama özelliğini bir parametre değiştirerek iptal edebilirsiniz.
- İster hazır tema kullanabilir, isterseniz de tema özelliğini devre dışı bırakıp kendi stilinizi kullanabilirsiniz.
- Minimum kolon genişliği ya da kolonların yazı hizalama yönlerini belirtebilirsiniz.
- Türkçe karakterlerle de sorunsuz sıralama yapabilirsiniz.
- IE7+,Opera,Firefox,Chrome
Ücreti
Script GPL ve MIT lisansları altındadır. Yani ücretsiz bir şekilde kullanabilirsiniz.
Ancak işinize yararsa ve bir destekte bulunmak isterseniz.
Kullanımı
Kordaci TablePlus’ı kullanabilmeniz için html sayfasında tableplus.kordaci.js dosyasını eklemeniz ve uygulamak istediğiniz tablolarınıza tblkordaci class ismini vermeniz yeterli. Eğer parametreler de değişiklik yapmak isterseniz tablonuzun bulunduğu sayfada aşağıdaki gibi parametrelerinizi belirtmeniz gerekmektedir.
<script>
table_init_params ={
enablePaging:true,
enableTheme:true,
minColumnWidth:”100px”,
textAlign:”right”
}
</script>
Değiştirebileceğiniz Parametreler
enablePaging : Sayfalama özelliğini açar ya da kapatır. Aldığı değerler true,false. Varsayılan true
pagingRecordCount : Sayfalama yapıldığı takdirde sayfada gösterilecek kayıt sayısı. Varsayılan 5
enableTheme : Tema kullanımını belirler. Aldığı değerler true,false. Varsayılan true
themeNo : Tema numarasını belirler. Şu anda bir tema bulunmaktadır. Varsayılan 1
textAlign : Kolonlardaki yazıların hizalamasını belirtir. Varsayılan “left”
minColumnWidth : Minimum kolon genişliğini belirler. Varsayılan “100px”
Not : Tema için (renk ve başlık resimleri) yardımcı olabilecek arkadaşlar lütfen benimle iletişime geçsin.
Not 2: Arkadaşlar her türlü öneri, hata bildirimi ya da sorunuz için lütfen yorum bırakın.
Demo Sayfası : http://www.mehmetkordaci.com/kordacitableplus/example.html
İndirmek İçin : http://www.mehmetkordaci.com/kordacitableplus/tableplus.v.1.11.zip
Temmuz 10th, 2009
Web Programlama,
Yazılım Dünyası,
Çözümler
| etiketler:
html,
javascript,
paging,
sayfalama,
sıralama,
sorting,
table,
tablo |
14 Yorum