
Günlerdir beklediğim (13 gün oldu sipariş vereli) kitaba (Code Complete 2) nihayet kavuştum. Türkiye’de güvendiğim sitelerde tükendiği için Amazon’dan sipariş vermek zorunda kaldım. Ama fiyat olarak daha ucuza bile geldi
Belki çevremdeki arkadaşlardan temin edebilirdim ama kitaplığımda bulunmasını istediğim bir kitap olduğu için alma ihtiyacı duydum. Bir kaç kitap daha var almayı planladığım onları umarım Türkiye’de bulabilirim.
Bir paragrafta Amazon’a bu kadar iyi çalıştıklarını bilmiyordum. İlk alışverişim olduğu için biraz şüpheliydim ama hiçbir sıkıntı olmadan tam da söyledikleri günde elime geçti kitap. Ayrıca kargo ücreti de beklediğimin çok altındaydı. Yurtiçi gönderi ücreti kadar nerdeyse. Bu arada eğer Amazon’dan alışveriş yapacaksanız. Amazon.com yerine Amazon.co.uk’u hatta Almancanız varsa Amazon.de’yi tercih etmenizi öneririm. Kargo ücreti ve elinize geçiş süresi bakımında oldukça fark ediyor.
Beni öldürmeyen şeyin güçlendireceği konusunda şüphelerim olsa da, başıma gelen zorlukların beni öldürmediği bir gerçek. Korkunun ecele faydası olmadığı düşüncesinin zihnimde demlendiği şu günler de, birden fazla planın olmasının ne demek olduğunu da fark ettim, elimde olmayan şeyler için üzülmemem gerektiğini de. Evet hayat akışında gerçekten, beni de pek umursadığı yok benim hayatım olmasına rağmen. Ben hayatımı takip eder oldum, bu aralar bi kararım yok. Zaten verdiğim kararları da uygulatmıyor hayatım. Şöyle yapayım diyorum ama diyor dur böyle yapacaksın çaresiz kabul ediyorum. Sanırım bu durumun başlıca sebebi de çaresizliğim. Yani bir nevi döngünün içindeyim. Sanırım hayatımı kendi kararlarım yönüne çekebilmem biraz zaman alacak. Şimdilik pek sesimi çıkarmıyorum hayatıma karşı, bakalım illa ki bir yerde bana işi düşecek. O zaman ben burda bekliyor olacağım.
Eğer bilgisayarınızda Windows XP ve Ubuntu işletim sistemleri varsa önce Ubuntuyu açıp daha sonra bilgisayarı yeniden başlattığınızda Windows Xp işletim sistemine geçtiğiniz zaman Creative Audigy ses kartınızdan (diğer kartlar hakkında bilgim yok) ses alamazsınız. Direkt Windows XP’i açtığınızda ise bir problem gözükmemektedir. Bunun sebebi bir bug. Bug numarası da 453395. Bu sorundan kurtulmak için Ubuntuya login olup aşağıdaki komutu yazın
sudo gedit /etc/init.d/alsa-utils
ve açılan belgeden
mute_and_zero_levels “$TARGET_CARD” || EXITSTATUS=1
satırını bulup başına # koyarak yorum haline getirin. Daha sonra bilgisayarınızı yeniden başlatıp Windows XP işletim sistemine giriş yaptığınızda ses probleminizin ortadan kalktığını göreceksiniz.
Mart 18th, 2010
Açık Kaynak,
Çözümler,
İşletim Sistemi
| etiketler:
EXITSTATUS,
mute_and_zero_levels,
problem,
ses,
TARGET_CARD,
Ubuntu,
voice,
Windows,
XP |
Yorum Yok
Son zamanlar da hep karşılaştığım sorunlardan bahsediyorum ama bu kez bahsedeceğim sorunun kaynağı ben değilim
Microsoft’ta kabul etmiş bug olduğunu.
Asp.Net kontrolleri ile çalışırken, bir ASP.Net kontrolünden kendi kontrolümü türettim ve daha sonra sayfama eklemeye çalıştığımda
The type name ”X” does not exist in the type “X”
tarzında bir hata alıyordum. Yanlış gözüken hiçbir şey yoktu ama hata veriyordu. Daha sonra - google sağolsun - aynı sorunla karşılaşan ve bunu bildiren birinin daha olduğunu öğrendim. Sorunun nedeni ise bir bug’mış. Namespace ile sınıf ismi aynı olduğu zaman veriyormuş bu hatayı, tam da benim yaptığım şey. Microsoft’tan gelen cevapta ise bunun bug olduğunu kabul etmişler ama ASP.NET 4′te bunu düzeltmeyeceklerini bildirmişler. Nedeni ise sorunun basit bir çözümü olmasıymış. Fazlasına burdan ulaşabilirsiniz.
Bilgisayarımda ekstradan Pardus olması yetmezmiş gibi bir de Ubuntu kurmaya karar verdim. Kurulumu hiç sorun çıkarmadı, arayüzü kullanımı da gayet güzeldi. Ama hadi dedim biraz kurcalayayım. Sanırım kurcalarken bir kaç okuma yazma izniyle oynamışım, Ubuntu da o güzel karşılamanın ardından işletim sistemi olduğunu hatırladı ve ard arda hatalar vermeye başladı. Ubuntuya login olmaya çalıştığımda
Could not update ICEauthority file /home/mehmet/.ICEauthority
Yapılandırma sunucusu ile ilgili bir sorun var.
/usr/lib/linconf/-4/gconf-sanity-check-2 durum 256 ile çıktı
Naitilus gerekli /home/mehmet/desktop dizini oluşturulamadı
hatalarını veriyordu ve sonra öyle bomboş bir ekranda kalıyordu. Biraz arayınca - zaten o zaman izinlere fazla bulaştığımı anladım - çözümlerini buldum.
İlk sorundan kurtulmak için
sudo chown mehmet:mehmet /home/mehmet/.ICEauthority
sudo chmod 664 /home/mehmet/.ICEauthority
ikinci hatadan kurtulmak için
chmod 755 /etc/gconf/gconf.xml.*
komutlarını kullanarak izinleri yeniden düzenledim.
Üçüncü hataya ise benim komutlarla uğraşırken mehmet kullanıcısına ait home dizinine başka bir kullanıcıya erişim iznim vermem neden olmuş. Onu da düzeltip yeniden başlattım. Ama yine aynı sorun vardı daha sonra
/etc/init.d/gdm restart
komutu ile GDM’yi (Gnome Display Manager) yani masaüstü giriş yöneticisini restart ettiğimde yeniden masaüstüme kavuşmuş oldum.
Ubuntu macerası oldukça eğlenceli gidiyor ama aynı zaman da bir o kadar da vakit alıyor. Bundan sonra da yaptığım hataları ve çözümlerini -bulabilirsem tabii ki : ) - burdan yazmaya devam edicem.
Mart 17th, 2010
Açık Kaynak,
İşletim Sistemi
| etiketler:
Error,
gconf,
GDM,
hata,
home,
ICEauthority,
Linux,
Login,
Restart,
Ubuntu |
Yorum Yok
Bir programdan bahsetmek istiyorum bugün. Adı başlıktan da anlaşılacağı gibi EQATEC Profiler. Peki ne işe yarar bu program. Yazdığınız uygulamanın performansını gösterir diyebiliriz özetle. Daha doğrusu programınızda hangi nesneler kaç kez çağrılmış, bunlar ne kadar süre işlem gerçekleştirmiş, en fazla zaman harcanan kısım hangisi gibi bilgilere EQATEC Profiler sayesinde ulaşabiliyorsunuz. En güzel yanı ücretsiz olması, piyasada ücretli ya da ücretsiz daha iyi uygulamalar tabii ki vardır. Ama bu bana fazlasıyla yardımcı oldu.
Peki ben nasıl tanıştım bu programla. Yazının tamamını okuyun »
ASP.Net’ de kendi kontrolünüzü oluştururken, Eğer Page nesnesi ile işlem yapmak istediğiniz de null exception veriyorsa aşağıdaki şekilde bu hatadan kurtulabilirsiniz.
Page thePage = HttpContext.Current.Handler as Page;
if ( thePage != null ) {
// yapmak istediğiniz işlemler
}
Mart 12th, 2010
ASP.NET,
Web Programlama,
Çözümler
| etiketler:
Current,
Exception,
Handler,
hata,
HttpContext,
null,
Page,
User Control |
1 Yorum
Bugün gmail’den bir mail atarken mail içeriğinde ekledim kelimesi geçiyordu. Mail gönderirken içerikte ekledim yazıyor ama hiç dosya eklemediniz yazıyor. Benim mail içeriğimdeki kelimeleri güzelce inceliyor yani. Benim ilgi alanlarım, işim, uğraşlarım, ailem herşeyle ilgili bilgiyi alıyor. Tamam biliyoruz bunların yapıldığını ama bu kadar açık yapmasalar keşke.
Mart 10th, 2010
Genel
| etiketler:
bilgi toplama,
dosya,
ekle,
gmail |
2 Yorum
Bir keresinde bu üçü arasındaki fark hakkında bir soru gelmişti. Ben de cevabı başkalarına da faydası olabilir diye burada da yayınlamaya karar verdim.
Daha önce XPO‘dan bahsetmiştim. XPO’da nesnelerimiz aracılığıyla verilerimizi veritabanına ekleyebilmek için nesnelerimizin kalıcı yani persistent olması gerekmektedir. Sınıflarımızı kalıcı yani persistent yapabilmek için XPObject, XPBaseObject, XPCustomObject’ten birinden türetmemiz gerekmektedir. Bunların türediği temelde bulunan yapı ise XPBaseObject’tir.
XPObject,XPLiteObject,XPCustomObject XPBaseObject’ten türemektedir. Bunların arasında belirli özellik farkları var. Bu farktan bahsetmeden önce deferred deletion ve optimistic locking kavramlarını bilmeniz gerekmektedir. Optimistic locking birden fazla thread ile çalıştığınız durumlarda aynı veri üzerinde yapılan işlemlerde oluşabilecek problemleri engellemek için oluşturulmuş bir yapıdır. Deferred Deletion ise persistent bir nesneyi sildiğinizde xpo nun fiziksel olarak datayı hemen silmesini engeller ve silindi olarak işaretlenmesini sağlar. Deferred Deletion birden fazla nesnenin aynı nesneyi refere ettiği durumlarda veritabanı exceptionlarından korunmamızı sağlar. Bu dördünün bu özellikleri desteklemesi ile ilgili tabloda aşağıdaki gibidir.
Class Name Deferred Deletion Optimistic Locking
XPBaseObject - +
XPLiteObject - -
XPCustomObject + +
XPObject + +
Şu sıralar İzmir’de ev bulma telaşım devam ediyor. Bir yandan da yeni işime ve işyerime alışmaya çalışıyorum. Sabah ve akşamları birer buçuk saate yakın yolda geçmeye başlayınca dijital e-book okuyucu alma isteğim çok daha fazla arttı. Onun dışında yeni makalelerim için hergün yığınla malzeme çıkıyor. Bunları da bir kenara not alıyorum, ev bulur bulmaz yayınlamayı planlıyorum. Faydalı olacağına inandığım konular ama biraz daha bekleyecek.
Şubat 19th, 2010
Genel
| etiketler:
dijital,
e-book,
okuyucu,
reader |
Yorum Yok